Ergen danışmanlığı, ergenlik dönemindeki gençlere yönelik psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerini içerir. Ergenlik, genellikle 12 ile 18 yaş arasındaki dönemi kapsar ve bireyin fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal olarak değişimler yaşadığı inişli çıkışlı bir zaman dilimini ifade eder.
Bu dönemde gençlerin kimlik arayışı ve bağımsızlık ihtiyacı ön plana çıkmaktadır. Fizyolojik değişimlerin yanı sıra psikolojik ihtiyaçların fark edildiği ve bu ihtiyaçların giderilmeye çalışıldığı bu dönem pek çok sorunu barındırabilmektedir. Aile üyeleri ile ilişkilerin zayıflaması, akran ilişkilerinde problemler deneyimleme, özgüven eksikliği, okul ile olan bağın zayıflaması, zorbalığa maruz kalma, derslere odaklanmakta zorluk çekme, motivasyon eksikliği, problemli internet kullanımı, yeni deneyimler elde etmeye yönelik isteksizlik gibi devamında stres, kaygı, depresyon ile ilişkili olabilecek süreçler gözlemlenmektedir. Bunlar her gençte farklı şiddetlerde ve farklı şekillerde görülebilmektedir. Bireyin günlük yaşamını devam ettirmesinde güçlük yaratmaya başladığı, işlevini kaybetmesine yol açtığı durumlarda ergenler veya ebeveynler yardım almayı düşünürler. Ergen danışmanları bu noktada devreye girmektedir. Gençlerin bu dönemdeki sorunlarını anlamak ve çözümlemek için eğitim almış profesyoneller, ergenlerin duygusal ve sosyal gelişimlerini destekleyerek aileleriyle, akranlarıyla iletişimlerini güçlendirmelerinde yardımcı olur, ergenlerin sorun çözme becerilerini geliştirmelerine destek verirler, akademik başarılarını artırmalarına zemin hazırlarlar ve genel iyilik halinin iyileştirilmesinde rol oynarlar.
Her danışmanlık sürecinde olduğu gibi ergen danışmanlığında da ihtiyaca uygun bir yol haritası oluşturularak iş birliği içinde çalışmak kritiktir. Problem durumuna, kişiye, koşullara göre hangi tekniklerin ne kadar süreyle uygulanacağı değişmektedir. Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Mindfulness gibi teknikler yaygın olarak kullanılan yöntemler arasındadır.
OYUN TERAPİSİ
Bir ebeveyn olarak çocuklarımızın gelişimi için her türlü desteği ve imkanı sağlamak isteriz. Çünkü çocuğunuzun doğumdan itibaren yetişkinliğe kadar sağlıklı bir beden ve zihin yapısıyla büyümesi çok önemlidir. Çocuklarınızın dış dünyayı anlaması, hissetmesi ve yorumlaması biz yetişkinlerden çok farklıdır. Bu nedenle de çocuklarınız bazen kendini ifade etmekte güçlük çekebilir. Bu noktada çocuklarınızın duygu ve düşüncelerini , hissettiklerini anlatabilmesi için profesyonel bir desteğe ihtiyacı olabilir.
Özellikle küçük çocuklar duygu ve deneyimlerini sözlü olarak anlatmakta güçlük yaşayabilirler. Çünkü onlar için ilk iletişim kaynağı oyundur. Bu noktada oyun terapisi sayesinde tüm hissettiklerini oyun oynayarak anlatabilirler.
Seanslarda oynanan oyunlar ve bulunan oyuncaklar aslında çocuğunuzun iç dünyasının dışa vurumudur.
Ebeveynler için bu bir oyun saati gibi görünse de aslında uzman ile çocuğunuzun arasında çok daha derin bir bağ ve iletişim vardır.
Oyun terapisi genellikle şu durumlarda kullanılır:
*Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Çocuklar , travmatik olaylardan sonra yaşadıkları stresi ve korkuları oyunlar aracılığıyla ifade edebilirler.
*Kaygı ve Depresyon: Çocukların duygusal durumlarını anlamak ve onlarla başa çıkmak için oyun terapisi kullanılır.
*Davranış Bozuklukları: Agresif davranışlar, itaatsizlik gibi sorunları olan çocuklara yardımcı olabilir.
*Sosyal ve Duygusal Gelişim: Sosyal becerileri ve duygusal anlayışı geliştirmek için oyun terapisi kullanılır.
*Aile Sorunları: Boşanma, aile içi çatışma gibi durumlar yaşayan çocuklara destek sağlamak amacıyla oyun terapisi uygulanır.
Oyun terapisi, çocuğunuzun güvenli bir ortamda duygusal dünyasını keşfetmesine olanak tanır ve uzman, bu süreçte çocukla iş birliği yaparak ona rehberlik eder.


